Şehirler büyüyor, gıda ihtiyacı artıyor ancak kaynaklar sınırlı. Gökdelenlerin terasları ya da hobi bahçeleri çözüm olabilir mi?
Miriam Brink koyu yeşil bir yaprağı koparıp çiğniyor. Hobi bahçecisi olan Brink teşhisi koyuyor; bu bir “kereviz.” Brink’in taze sebze için artık süpermarkete gitmesine ggerek kalmadı. Bir buçuk yıl önce Bonn’daki “ŞehirMeyveleri” (StadtFrüchtchen) adlı bahçeyi kurduğundan bu yana tarım yapıyor. Bir arkadaşı ile birlikte bu araziyi bulup kiralayıp bahçeye çevirmişler. Şimdi 30 üyeleri var. 80 metrekarelik bir alanda 20 adet yükseltilmiş sebze yatağında sebze yetiştiriyorlar. Sonbaharda dahi hasat oldukça zengin: Kereviz, lahana, sarı domatesler…
Bahçenin işbirliği yaptığı çok sayıda ortağı var. Onlardan biri Bonn Bilim Dükkanı (WILA Bonn) adlı sivil toplum kuruluşu. Bonn Bilim Dükkanı da kentsel tarım ile ilgileniyor. Fraunhofer Çevre, Güvenlik ve Enerji Teknolojileri Enstitüsü ile beraber bu projenin ortağı konumundalar.
Kentsel tarım: Ütopya mı gerçek bir alternatif mi?
New York’taki Columbia Üniversitesi eski Profesörü Dickson Despommier 1999 yılında bir çözüm bulduğunu düşündü: Dikey bahçe. Prensip şuydu: Faydalı bitkiler şehirlerde yüksek binaların içine ekilecekti. Bu şekilde gökdelen çiftlikleri onbinlerce kişiye gıda sağlayabilecekti.
Ancak milenyuma girildikten sonra bu projenin çok da fizibilitesi olmadığı ortaya çıktı. Bu arada dünyadaki pek çok ülke benzer fikirleri araştırıyordu. Bunlardan en önde gelenlerinden olan Hollanda’da bilim insanları 2010 yılında Hertogenbosch kentinde PlantLab’i kurdu. Web sitesine göre akla gelen her türlü tohum bu 3 bin metrekarelik 3 katlı binada yetişiyor. Geleneksel tarıma göre çok daha fazla ürün alınabiliyor zira bu alanda bütün yıl tarım yapılabiliyor ve sebzeler de hemen üretildikleri yerde tüketilerek uzun mesafeler kat etmiyor. Şirketin reklamı “Gezegene dost, yerel üretim.”
